| — | Tezer Özlü |
Doğru zamanı yoktur vedaların.
ve en az bunun kadar iyi biliyoruz gerçekleşmeyecek hayaller hep güzeldir. Seni en çok bu yüzden sevdim, hep olmaz bir yanın vardı o yanından sevdim. Çocukluktan kalma bir alışkanlıkmış her şeyi mümkün sanmak, büyüyorum ve gitmelisin. Çocukluktan kalma bir anı olmalı terk edilmek, sen büyümeden gitmeliyim. Bir acıyla dost kalmayı öğrendim resmine her baktığımda. Onlarca gün geçti bir olmazın üzerinden, siyah beyaz filmler gibiyiz, zamanı geçmiş bir aşk, ikiye bölünmüş bir acı, o kadar.
İyelik eklerini unutmam biraz zaman alacak, her şeye alışmayı biliyoruz artık, gitmeliyiz.
| — | Franz Kafka |
Sorun yok, iyiyim.
Ellerim bir intiharı yazmak istese de durdurabilirim çünkü ben iyiyim. Bu şehri sevmek için onlarca kez silip baştan başladım. Sonra ben de bıraktım, çünkü olmadı. Beynime, mantığıma ne kadar ters bir yenilgiyi kabul etmek, fakat kabul ettim, olduramadım. Pes etmedim, aldığım yere geri bıraktım her şeyi. Yine de veremediği mutluluklar için kapımı çaldığında bir çocuk gülümsemesiyle, ben bu şehri kovmadım. Çünkü cebimde hep bayram şekerleri vardı. Çünkü çocukların gülümsemesi fazlasıyla kutsaldı. Bir çocuk bir anneyi güldürüyordu, bir anne bir babayı, baba işinde gülüyordu kocaman ve mutluluk; tanıdığım en güzel virüs, yayılıyordu bütün şehre ben farketmeden. ’ Grip salgınından çok mutluluk salınsın ‘ dedim. Saat tam 23.59 ben odamda mumlar yakmış oturuyordum ve ablam ağlamamam için beni daima güldüren bir adamın sesinden şarkılar açıyordu. Yayılmış bir yanlış anlaşılma olmasını istedim hep, bir yıla nasıl girersen öyle geçermiş, yazık ki elimde ’ hayır, böyle değildir ’ diyebilecek bir antitezim olmadı. Sonra hava nasıl soğuk, bu şehirde kış altı ay sürermiş, yokluğunda kışla oyalandığım biri vardı. Zaten gelmeyecek bir adama içimden hep aynı şarkıyı söyledim ’ buralar soğuk, siyah, çirkin, karanlık, yani gelme. ‘ Çünkü böyle iyiydim. Kafamın içinde bir gerçek vardı, o kadar. Her gün asfalttaki çatlaklardan içeri sızıp kaybolması için dua ettiğim bir takım insanlar vardı, onlar için de isteyebileceğim en masum son bu olabilirdi. Onlar hiç gitmedi, gidenler zaten giderken bütün yolları silmişler haritadan, o gün bu gündür ben Dünyayı bilmem, o da beni. ’ Boşluktasın ’ derler bazen bana, güler geçerim ben, hepimiz boşlukta yaşıyoruz zaten. Bu yüzden uçan balonlar geri dönmez ya, dönmeyecekleri için sevdim ben onları belki de. Alıştığım buydu belki de. Çünkü vazgeçtiğin yerden bir diğer hikaye başlar. Çünkü uçan balonlar da bir yok oluş hikayesi yazar kendilerine göre. ve başka bir amacım yoktu, yalnızca yeni bir hikaye umut dolu olsun diye yazmıştım o kağıda. Beş harf, o kadar. Belki de sabrettim, hakettim, ya da hiç biri. Belki sadece zamanı gelmişti, tam ortasına indi hayatımın. Başka birinin elinden kurtulan bir uçan balon, aynı dilek, aynı beklentisiz mürekkep ve harfler, oldu, geldi, ve yine gülümsedim.
Sorun yok, yaşadığım her şey bir bedeldi. Ödedim.
Şimdi ikimiz de mutlu olabiliriz.
| — | Aret Vartanyan, Sen ve Ben (via kedidirokedi) |
bırakın beni gideyim,
gitmek istediğim yer deniz kumundan
oraya doğru fazla gidersem
buraya dönmem coğrafya gereği.
Şarkı başladığında tam da başka bir dünyaya uçuyordum aslında. Yanımdakilerin bir önemi yoktu ama sürekli ilgi bekleyen tavırlardan rahatsız olmadım değil. ’ Çıkar o kulaklıklarını ’ emirlerini ’ Çalmıyor zaten ’ yalanıyla geçiştirip bir tık ses azalttım. Hayatıma arka fon vermeyi severim ve bu şarkı, öyle böyle bir şarkı değil.
düşsel faizlerimle geçindim
eksiğim bu yüzden.
Eksiğim. Ne kadar fazla eksiğim hem de. Bazen inadına çoğalan, artan, taşan duygularım olduğunu inkar edemesem de, galiba gerçekten eksiğim. Fazlasıyla eksik bir şey var hayatımda ve ne olduğunu bilmiyorum. Aramıyorum bile. Bulduğumda yerine koyamadan yok olacağından eminim çünkü.
her şey güzelmiş sonunda
hatta bozgunlar bile…
Çok uzun bir zaman dilimi değil benim tükettiğim. Yine de gerçekten biliyorum, bir zamanlar üzüntüden ağladığım her şeyi özlüyorum. Her şey güzelmiş aslında, bir şeyler için ağlayabilmek bile, çabalamak, ulaşamasan da bir şeyler için yorulmak güzelmiş. Sevgi varmış, sevgi büyüyünce aşk olurmuş, öyle dedi bugün birileri. Akıllarından geçeni biliyorum. Ne istediklerini biliyorum:
aşk istiyorduk,
ağızdan, damardan.
gözler parlasın
soluk açılsın.
Güzel aile hayalleri, mutlu bir ev, anlayışlı bir koca. İmalarından yalnız bunu anladım. Açıkça söylemek istemiyorlar, hayallerini yüksek sesle söyleyemiyor insanlar. Yadırganmaktan, yargılanmaktan korkuyorlar. Bunları söylemeseler de, bir şeyler söylemesem de nasıl saçma olabildiklerini düşündüğüm doğrudur. An sonra biri dedi ki ’ Hadi bizim ne olacağımız, ne istediğimiz belli, ya sen? Aklın hala saçmasapan bir adamda, böyle nereye gideceğini sanıyorsun ne zamana kadar böyle mutluyum pozu verebilirsin? Gerçekten anormalsin. ’ Anormalim. Tüm bu sözlere gülümseme sebebim de bu belki.
tek kişiyim ben hala
ayıldım düşlerimden daha dün.
Benim için endişelenmeyiniz sevgili arkadaşlarım. Bu verdiğim poz mutluluk değil, boşvermişlik pozudur, bilemezsiniz. Gökyüzü ne güzel bir bakın, hafiften esen rüzgar ne güzel, bu şehirde bile kediler güzel, benimle ilgilenmeyiniz. Zamanım var. Eksiğim ve ben bir kertenkele değilim. Yine de çabalıyorum; kendimi tamamlayacağım. Gelmeyen bir bahar beklenmez sevgili arkadaşlarım, beklememi istemeyiniz. Suçlayan bakışlarınızı geri çekiniz, ben
ayrıldım dünlerimden daha dün…
hamambocugu replied to your audio post: Uyuyamıyorum. Yatağım sert, yatağım taştan, sağa…
((: Yaaaaaaaaaaa!!!
KISKANDIM!!! BEN DE İSTİYORUMM!!

